Mary and Max

 In Alengirli Mecmua, Fena Film, Pozisyon Hatası

2003 yılında en iyi kısa metraj animasyon film kategorisinde Oscar ödülünü kazandıktan sonra yapımı tam 5 yıl süren Mary and Max, Adam Elliot‘ın yazdığı ve yönettiği “stopmotion” animasyon filmi olmakla beraber çekimleri 13 ay sürüyor, haftada 2,5 dakikalık “stopmotion” bölüm çekiliyor… Toni Collette, Philip Seymour Hoffman, ve Eric Bana seslendirme yapıyor. Film, galasını 2009 Sundance Film Festivali‘nin açılış gecesinde yapılıyor.

Anekdot: Adam Elliot, hikâyenin kendi başından geçen mektup arkadaşlığından esinlendiğini belirtiyor.

Filme göz ucuyla bakmak isterseniz, buyrun.

Ah Mary, vah Max… Mary, 8 yaşında, Max ise 44… Film iki karakterin kıtalar arası mektup arkadaşlığını konu alıyor. Mary’nin hayatına biraz değinecek olursak… Avustralya’da yaşıyor. Aile şefkati ve  ilgisinden yoksun. Tek arkadaşı horozu ve agorafobi sahibi yaşlı karşı komşusu… Minik ve sevimli kızımız…

mm2-1024x554

mm3

Max ise; New York’lu, obsesif, obezite, psikiyatrik sıkıntılı. Toplumun erdem olarak saydığı tavır ve davranışları çok rahat bir şekilde hiçe sayabiliyor. Evcil hayvanları ve gözleri görmeyen, kafadan kontak yan komşusunu saymazsak psikoloğu dışında kimsesi yok. Çikolataya ayrıca bayılıyor. Yaşı bir hayli ilerlemesine rağmen aşk adına herhangi bir deneyim yaşamamış.

Tesadüf eseri Mary’nin bir mektubuyla arkadaşlıkları başlıyor. Gün geçtikçe birbirlerinin sorunlarına çözümler üretmeye çalışan ve sonunda birer arkadaş buldukları için tüm dertlerini birbirine açan ikilinin ilişkisi git gide koyulaşıyor. Yalnızlıklarından yavaş yavaş uzaklaşıyorlar. Yalnızca dostluk üzerine kurulu bu ilişki Mary’nin de Max’in de yaşamında köklü değişiklikler olmasına yol açıyor. Aralarından herhangi bir dargınlık olduğunda farkedilmeden gelişen sevgilerinin birbirlerini nasıl depresyona iteceğini görüyorlar.

Mary’nin harap olmuş bu sahnelerinden görüldüğü üzre…

Anekdot: Filmden sonra canınız uzun uzuun “Pink Martini-Que Sera, Sera” dinlemek çekebilir.

Tamamen sistem eleştirisi yapmak amacıyla dilenci karakteri, şekerli süt, çikolatalı hotdog, gözyaşı şişesi, Max’in zamanında komünist olması, ateizmi benimsemesi ve daha pek çok şey mühim detaylar.

mm4-1024x638

Animasyon türünün genel anlamda çocuklar için yapılan filmler tekelinde olduğu zamanlarda bir takım sinemacıların ve yapım şirketlerinin bu türü yetişkin sinema seyircisinin de beğenisine sunma çabaları, sosyal mesajlar vermek için insanlara yeni bir kapı açmış olmaları bizi keyiflendiriyor. Mary and Max’de de Adam Elliot, hem verdiği mesajlarla hem de karakterlerin geçmişleri ve gelecekleriyle dünya düzeni ve insan kavramı üzerine dokundurmalar yapıyor.

Bahsettiğim dargınlık sonrası, Mary sürpriz bir şekilde Max’e gidiyor. Hem de yanında daha büyük bir sürprizle… Lâkin Mary’i daha ilginç bir sürpriz bekliyor.

mm5-1024x552

Mary and Max’in son cümlesi aslında hem filme, hem de hayata dair pek çok şeyi özetliyor:

God gave us relatives. Thank God we can choose our friends.

(Ailemiz tanrının vergisidir. Çok şükür ki dostlarımızı kendimiz seçeriz.)

Dilerim seçim konusunda yetenekli ve şanslısınızdır. Şimdiden keyifli seyirler…

 

Ezgi Kutlar

Recommended Posts