Bir gün bir filmi izledim ve kitaplığıma renk geldi: Filmin esas oğlanı intihar ettikten sonra Kamikaze isimli bir pizzacıda işe girer. Öte taraf, bu dünyadan pek de farklı değildir. Biraz daha kötü olmakla birlikte, orada da günlük hayatınıza devam ediyor, mesai bitiminde içki içip bilardo oynuyor, kızlarla takılıyor, sonra gidipRead More →

Adım ötesi kaldırımlara bakan yüzler ya da ufacık bi’ tını; beni çeken köreltici ışığın şerrine, serefine karşı bir makine benzinli ya da gaz yağlı belki de. Dalları; yaprakları sonsuza uzanmış duran kilitli satırı arşın adım gider. İki dilli kedi, hayır kilitli; adam akıllı bu ne saçmalık kesin şunu! Bir makineRead More →

Kızım, Mo Yan’ın “İri Memeler ve Geniş Kalçalar” kitabını gecikmiş Anneler Günü hediyesi olarak gönderdiğinde, ilk sayfaya: “Önündeki uzun ve meşakkatli yolda başarılar ve sabırlar dilerim,” diye yazmıştı; açıkçası kitap da bana kaldırım taşı gibi gözükmüştü. Sayfa sayısının 1040 olduğu düşünülürse çok yerinde bir dilekti bu doğrusu… Ama okurken oRead More →

2003 yılında en iyi kısa metraj animasyon film kategorisinde Oscar ödülünü kazandıktan sonra yapımı tam 5 yıl süren Mary and Max, Adam Elliot‘ın yazdığı ve yönettiği “stopmotion” animasyon filmi olmakla beraber çekimleri 13 ay sürüyor, haftada 2,5 dakikalık “stopmotion” bölüm çekiliyor… Toni Collette, Philip Seymour Hoffman, ve Eric Bana seslendirmeRead More →

Bir yakınım, “çok oynadığı” bahanesiyle düğünün ortasında kocasından dayak yedi. Kadının erkek kardeşleri de adamı dövdü. Sonradan öğreniyorum ki; adam bu sefer de evde, “Kardeşlerin yüzünden herkese rezil oldum,” deyip, karısını bir daha dövmüş. Böyle hikâyeler bilir misiniz? Ben bilirim. Kadın meseleleri üzerine bir “erkek” olarak konuşmanın ahkâm kesmek olduğunuRead More →