Aysel Delirdi I

Sabah feryat figan, kavga kıyamete uyandım. Hemen pencereye koşup kafamı dışarı çıkarttım. N’oluyor yahu, demeye kalmadan pişman oldum, iki çürük yumurta, bir domates suratımda patlayınca. Pencereyi kapattım tabii hemen. Camlarda temiz kalmış boşluklardan görebildiğim kadarıyla seyretmeye koyuldum olan biteni. Sille sülale, bütün millet sokaklara dökülmüş; don atlet koşturanları mı istersiniz, market arabalarını tepeleme doldurmuş ittirip kaktıranları mı, tekme tokat birbirine girmişleri mi, onları seyredip tepişenleri mi, ne ararsan var. Aramadığın da, her çeşit cinslik mevcut.

Bir an Raşit Amca takıldı gözüme kalabalığın arasında; aklı başında bir adamdır. Mahallede ne olmuş, bitmiş ondan sorulur; Muhtar Raşit de derler hani ama o: “Kimseye muhtar da olmam, muhtaç da!” der, iki de sunturlu küfürle çivi niyetine, çakar bu özlü sözü orta yere çat çat, çeker gider.

Camı aralayıp seslendim: “Raşit Amcaağ!” Anında ayıkladı beni, kafasını kaldırıp yukarı, bana baktı, göz göze geldik. Ne iş, manasına geldiğini her Türk’ün bildiği, ama asla yazıya dökerek tarif edemeyeceği o mimiği yaptım. Birden geldi, öylece çıktı. O da iyi düzeyde “Türkçe” bildiğinden hemen: “Bırak yaa!” mimiğini yapıştırdı. İşaret parmağımla “van minüt” yaptım, gel gel yaptı, ama dur, dedi, bura pek tekin değil, sen şöyle yan tarafa, apartman arasına in, üstüne de bi’şeyler al, yaptı. Tamam, yaptım, bi’şey lazım mı, getireyim, yaptım. Yok, sağol, yaptı. Camı kapatacaktım ki, karşı binada oturan İngiliz çiftin mal mal bizi izlediklerini fark ettim. “Hellö! Hav ar yu ne var yu?” dedim. “Tenks but vat dı fak…” derken adam, sakin ol, sakin ol yaptım, sıkıntı yok, o iş bende. Anlamadı tabii gavurun oğlu. Kız, parmağını şakağına götürüp halkalar çizerek gayet enternasyonal bir hareket çekti, deli misin gibilerinden. “No!” dedim, “Ay’em Törkiş, onli Törkiş. Si yuu!”

Pencereyi kapatıp kapıya yöneldim. Ama aklıma takıldı Raşit Amca’nın söyledikleri; üstüne de bi’şeyler al ne demek lan diye düşündüm bir an. Affedersiniz ama “Türkçe” konuşacağım: Hassiktir! Uyurken bir şey giymiyorum ki ben. Alelacele giyindim. Daha doğrusu mu tam da Raşit Amca’nın dediği gibi üstüme bi’şeyşer aldım. Ayağıma spor ayakkabılarımı geçirip kendimi dışarı attım.

Raşit Amca’nın apartman arası dediği yer bizim apartmanla yan apartmanın arasında kalan küçük, çıkmaz bir sokakçık. Soluğu “arada” aldım. Raşit Amca paytak adım yaklaşıyordu ama ben sabırsızdım. “Raşit Amca n’oluyor?” “Sen delirmedin mi daha?” diye sordu. “Ben deliyim zaten Raşit Amca,” dedim gülerek. “O da doğru!” dedi. “Sağol be!” “Mühim değil, mühim değil… Şimdi olay şöyle,” dedi bıyıklarını titreterek, “sizin bu karşı apartmandaki Aysel yok mu?” “Var…” “He işte o delirmiş.” “Eee?”

 

Janset Karavin
Fotoğraf: Justuyna M. – “I Go Crazy… Crazy”

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir