Ve suskunluğun yaşama ihanet olduğu, sesin ve sözün olabildiğince yükseltilmesi gerektiği günleri takip ediyordu o sıralar. Uzak bir şehirde bir canavar dadanmıştı güzelce bir yerin ağaçlarına. O yerdeki ağaç sayısından fazla insan, ağaçlar, gölgeleri ve üzerine konan kuşlar için ölmüştü. Canavarın pek komut sever sırtlanları tarafından vahşice öldürülmüşlerdi. Canavar kendineRead More →

Ekim ayının son haftasına giriliyordu ve iyice soğumuştu hava. Yeni öğrencilerle başlayan yeni eğitim dönemi, evin yenilenmesi gereken gündelik işleri… Günler yorucu da geçse, zihnindeki kargaşadan daha fazla yormuyordu onu. Kışlık giysileri çıkartıp dolap çekmece yerleştirme işini, kızı yanında oynarken de yapabileceği bir zamana erteledi. Adam duşunu almış, giyinmiş, tazeRead More →

Sınıfta zaman genellikle eğlenceli geçerdi. O gün çocuklara yapıştırıcıları ve bir sürü ıvır zıvırı vermiş, kâğıtlar üzerinde bunlardan istediklerini kullanarak resimler elde etmelerini istemişti. Yirmi dakika kadar çocukların bağımsız çalışmalarını izlemiş, okul müdür yardımcısının kızına sormuştu ilkin ne yaptığını. Çocuk anlatıyordu irili ufaklı siyah düğmeleri dağınık dağınık yapıştırıp, boş kalanRead More →