Güzel olan ney’in sesi değil, neyzenin nefesidir. İnsanı güzel yapan teni değil, ruhudur. Yanlış yerde, yanlış zamanda ve yanlış insanlarla “doğru’yu” arıyorsun. Bulamayacaksın. Çünkü bir çöl uçsuz bucaksız olsa da bir küçük güle toprak olamaz. En güzel dergâh insanın içindedir. En doğru dua insanın düşüncesidir. Sen fikrini ve zikrini birileriRead More →

Bana sık sık, “Sizce şiir nedir, nasıl yazılır hocam? Ben de yazmak istiyorum; beni biraz yönlendirir misiniz?” diye soran genç arkadaşlarım çıkar. Ben de onlara şu yanıtı veririm: Şiirin ne olduğunu söylemek benim haddime düşmez sevgili arkadaşım; ama kendimce ‘ne olmadığını’ söyleyebilirim. Şiir senin sırf kör bir inatla ya daRead More →

Bize öğretilen ilk kelime MUTLULUK… Kusura kalmayın. Nedenini belirttiğimiz üzere diksiyonumuz biraz zayıf. Hafızamız biraz kayıp. Kemerimiz biraz emniyetsiz. Uzaydan Türkçemize damlaya damlaya su olan bu kelimeyle hiç aynı ortamda bulunmadık. Selam dahi vermedik ona. Mutluluğu ağzımıza bile sürmedik. Şimdi söyleyin bize! Gösterime girmesi gecikmiş sevgili öpücüklerinden sonra; kandan gayrıRead More →

Bazı sesler vardır güzel olduğuna aldanırsın ve seni cehennemin ateşlerine sürükler Adelhard… Le Lion Bar de Paris – Hamburg/January 2018 Sessiz bir gecenin adımlarını takip ettin mi hiç Tony Conigliaro? Ve ben halen bekliyorum, umut yok.. Herkes gider mi Tony Conigliaro? Her şey biter mi… Cennet olsa idi Adem veRead More →

Canının sızısı gözlerini yakıyordu. Giyindi. Yedi Kat merdivenleri indi. Elini göğüs kafesine sokup kalbini çıkardı ve bahçedeki limon ağacının dibine gömdü. İşe giderken yol boyunca umutlarını turunçlara ilikledi, ruhunu zeytin ağaçlarına. En son kuşların çığlıklarını duydu. Önünde bir baykuş ölüsü vardı. Onu yerden aldı ve kalbinin yerine koydu. Ayakları çıplaktı.Read More →