Kafam dolu dolu havalimanına gidiyorum. Ne 2018 oluyor be arkadaş, 2019’da ful yatsam, 2018’in güncellemelerini anca yüklerim. Sanat Jam’di, gönül kıpraşmalarıydı derken, panoda Mauritius/Madagaskar uçağını görene kadar yol moduna girememiş olduğumu iyice anlıyorum. Azıcık kafamı toplamam lazım, Madagaskar benim standartlarıma göre bile iddialı saçmalıkta bi yer. Bundan ötesi Papua, Afganistan,Read More →

Hayatım boyunca “Türkler film çekemiyor yavvv!” yaftasıyla karşılaştım. Her karşılaşmada aklıma gelen dört beş as yönetmenden biri oldu Orhan Oğuz. Onun “Her Şeye Rağmen” filmini izlemeden Türk sineması hakkında genel geçer bir yargıya varmanın kurgulu bir ön yargı olduğuna inandım. “Dönersen Islık Çal” Türk sinema tarihinin kült eserlerinden biri oldu.Read More →

Mehmet Yılmaz ile Söyleşi. Her şeyin melezleştiği sürecin içinden geçerken… ”…Gerçek şu ki, sanat da doğa gibiydi; çoğulcuydu, sürprizlere gebeydi, kuramlara sığdırılması olanaksızdı…” / Mehmet Yılmaz Mehmet Yılmaz, HEYMİMRES / Nelik ve Kimliğin Diyalektiği başlıklı Piramid Sanat’ta açtığı sergisinde (12 Mart 2018) hem gerçeklik ve anlık, hem ideal ve süreklilikRead More →

Bu yazı geceler boyu “çapraz izleme” yapan ben deli tarafından birkaç dakikada yazılmıştır. Başlıkta “kısa” dedim ama belki de “bilinen” demeliydim en başında da çünkü bir şeyin tarihçesi ancak o şey tanımlandıktan sonra tutulmaya başlanır insanlar tarafından. Ah biz insanlık! İşte dizilerimiz… Mindhunter Dizi Ekim 2017’de Netflix’te yayınlanmaya başlamış. FightRead More →

Siz de sıkılmadınız mı Amerikan dizileri izlemekten? Benim tercihim bol vurdulu kırdılı, fantastik Amerikan dizilerinden önce Avrupa menşeili diziler oluyor ne yalan söyleyeyim. Dahası önce kısa dizi var mı diye bakıyorum. 13’er 15’er bölümden 36 sezona uzayan, Brezilya dizisine dönüşenlere katlanamaz oluyorum bir yerden sonra. Zaten bu diziler düpedüz şablonRead More →