Beni burada bırak sevgilim Artık yeter Ne gerek var şimdi bu işi daha fazla uzatmaya Nasılsa gideceksin sen de Ha bugün Ha yarın Erken ya da geç olması Ne fark eder ki   Beni burada bırak sevgilim Artık yeter Nasılsa tanıdın artık beni Sarhoş olduğum zamanlarda nasıl da ağladığımı NeRead More →

Huzursuz Kalabalık, mahşeri kalabalık; en uzak uydu konumundan dünyanın ekranına yansıyan görüntüye göre karıncalar gibiler. Birbirlerinin üstüne çıkıp, itişip tepişip duruyorlar. Biçimsiz caddenin öte tarafındaki dar sokaklardan birinden telaşlı ahalinin aksine, olabildiğince ağır adımlarla çıkageliyor. Peşi sıra ona eşlik eden biri, tek ayağı aksak, boz tüyleri eprik eprik olmuş, berikisiRead More →

Okuyacağınız metin, Karavin’in, Düşülke Klasik serisinde yayınlanmış Franz Kafka’nın Dava kitabın önsöz olarak yazdığı metindir. Doğruyu söylemek gerekirse… -ki hep öyle yapmak gerekir, öyle yapmak doğrudur: Doğru hep doğrudur, diyebiliriz biraz Kafka tozu[1] serperek daha en başta- … doğruyu söylemek gerekirse bir Kafka kitabına yazmak gibi bir tasarım yoktu hiçRead More →

80’li yıllarda Kıbrıs’ın bölünmesine karşı tepki olarak Lefkoşa’nın güneyinde yaşayan, kendi deyişiyle “dünyanın en uzun 50 metresi”ni barış için kat eden yazar Neşe Yaşın’la Kıbrıs’ı, edebiyatı, özgürlüğü konuştuk…   Neşe Yaşın: 1959’da, Lefkoşa’da doğdu. Babası ve erkek kardeşi kendisi gibi şair ve yazar olan Özker Yaşın ve Mehmet Yaşın’dır. OrtaRead More →

Merhaba Dünyalı, ben “öteki.” Taş lâzımsa, memleketinde ilk öğrendiğim iş “çaldırmamak” ve dahi “çıldırmamak” olduğu için, “birinci yarı”da taş çalmak üzerine keyifli bir çömezlik, çıraklık dönemi yaşadım. Artık “ustalık” çağım olan “ikinci yarı” başladı ve ceplerimde bol bol taş var, sen iste yeter. Demem o ki, sen içini ferah tut,Read More →