Deli ve Çocuk

Çocukken en korktuğun olay neydi, diye sordu. Köyde bir bahçelikte sıçıyordum…, deyip devam edecektim ki; sıçıyor muydun, bu çok komik, dedi. Evet, ellerimi temizlemek için toprağı kardığımda elime küçücük bir yılan geldi. Kör yılan. Ama ısırmadı, dedim. Korktun mu, dedi. Çok korkmuştum, çok, dedim. Peki sen sevgilim, en çok ne korkutmuştu seni, yani çocukken, dedim. Deli, dedi. Bir deli. Parkta öylece oturmuş annemin mısır almasını bekliyordum. O yanıma yanaştı, bana dilini çıkardı ve, senin kemiklerin yok, onlar yerine demir var, büyük bir mıknatıs yapıp seni sonsuza dek ona yapıştıracağım, dedi. Sonra arkasını dönüp kıllı kıçını gösterdi. Terli ve kıllı. Sonra da yüzüme doğru osurdu. Sevgilim ağlıyordu. Çok derinden etkilemiş olmalıydı bu olay onu. Tamam, geçti, dedim, onu kollarımın arasındaki vadiye alıp. Biliyor musun, ben ilk başta senin kıçından da korkmuştum ama sonra alıştım, dedi. Korkma sevgilim; hiçbir kıç adam öldürmez, dedim. Gülüyordu artık. Beni bir bahçeye götür, dedi. Tamam, dedim ve doğrulduk. Önümüze gelen herhangi bir bahçeye girdik ve erik topladık. Mutluydu. Gülüyordu. Tatlıydı. Onunla olmak bana keyif veriyordu. Sonra öpüştük. Hep öpüştük. Birbirimizi yedik bitirdik. Geriye sadece kıyafetlerimiz kaldı. Cenazemiz oldu. Kıyafetlerimizi yan yana gömdüler. Herkes mutluydu. Biz mi? Biz bir gökkuşağı kasabasına yerleşip üç çocuk yaptık. Çocuklar çok yaramaz çıktı. Çocuklar çok manyaktı.

 

Onur Sakarya
Görsel: Eddy Richie – “Fly With Me Honey”

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir