...

Kathi Diamant

Düşülke 2015 – Öteki Zamanlık
ISBN : 9786058455856
460 sayfa

Çeviri: Ertuğrul Genç
Kapak Görseli: Janset Karavin
Baskı Adedi: 1000

otekizamanlik

Washington Times

“Beklenmedik derecede zengin bir dile sahip, incelikle yazılmış bir hikâye…”

Amerikalı ünlü televizyon yapımcısı, akademisyen, yazar ve gazeteci Kathi Diamant’ın kaleminden, onlarca dile çevrilmiş, Fransa’dan Brezilya’ya, İngiltere’den Çin’e, dünyanın onlarca ülkesinde uzun zaman çok satanlar listelerinde yer alan, yepyeni bir biyografik roman. Gelmiş geçmiş en büyük yazarlardan biri olan Franz Kafka’nın acılarla, aşklarla, ruh çelişkileriyle ve onlarca unutulmaz başyapıtla örülü yaşamının hiç bilmediğiniz yönlerini, nefis bir roman tadında, bir solukta okuyacaksınız… Dünya edebiyatına Dönüşüm, Dava, Şato gibi unutulmaz başyapıtlar armağan etmiş, ismiyle müsemma bir bakış biçiminin mimarı, bir edebi deha olan Kafka’nın, hayatının son yıllarında Dora ile yaşadığı aşkın üzerindeki sır perdesini aralıyor Diamant.

KAPAKKafkaninSonAskiKathiDiamant500x

Onun adını ilk duyduğumda 19 yaşındaydım. Georgia Üniversitesi, Alman Dili ve Edebiyatı dersinde 1971, baharıydı. Franz Kafka’nın kısa bir hikâyesi olan “Dönüşüm”ün çevirisini yapıyorken dersin hocası, birden dersi bölerek bana: “Dora Diamant’ın akrabası mısınız?” diye sordu. Daha önce onun ismini hiç duymamıştım. “O, Kafka’nın son sevgilisiydi”, dedi hocam. “Birbirlerine çok âşıktılar. [Kafka], onun kollarında öldü ve o, [Kafka’nın] eserini yaktı”. Öğrenip kendisini bilgilendireceğime dair söz verdim. Dersten sonra, kütüphaneye koştum. Max Brod’un biyografisinden Dora’nın Kafka ile tanıştığında benim yaşımda -veya ben öyle düşünmüştüm- olduğunu öğrendim. Bu da sonradan yanlışa dönüşececek bazı doğrulardan biriydi, ama o zaman okuduğum şeyden çok etkilenmiştim: “Dora, 20. yüzyılın en önemli yazarlarından birine hayatının en mutlu yılını vermiş olan tutkulu, coşkun, entelektüel, genç, Doğu Avrupalı Yahudi bir kadındı. Daha fazla şey öğrenmek istiyordum; ama Kafka’nın ölüm yılı olan 1924’ten sonra ona dair yazılmış hiçbir şey bulamadım. Bir çıkmaza sürüklenmiş gibi görünüyordum.
1984’te Dora hakkında merak uyandıracak haberler içeren yeni bir Franz Kafka biyografisi ortaya çıktı. Ernst Pawel tarafından yazılan The Nightmare of Reason: A Life of Franz Kafka, Berlin’deki Gestapo’dan kurtulmanın, Rusya’da Stalin’in tasfiyesinden kaçmanın ve Londra’daki bombalı saldırıdan sağ çıkmanın tarihini; Kafka’dan sonra Dora’nın hayatına dair şaşırtıcı bakış açılarını su yüzüne çıkarıyordu. Kafka’nın ölümünden sonra Dora, Pawel’in hakkında yanlışlıkla sağ olduğuna, İngiltere’de yaşadığına dair rapor verdiği, idealist bir Alman komunisti ile evlenmiş ve ondan bir kızı olmuştu. Dora’nın hâlâ hayatta olup olmadığı sorusu yıllarca peşimi bırakmamıştı ve sonunda cevaplanmıştı. Dora, 15 Ağustos 1952’de ben doğduktan üç ay sonra ölmüştü.
Dora’nın macera ruhundan esinlenerek ve bizi birbirimize bağlayan tuhaf tesadüflerle motive olarak Dora’nın hayatındaki eksik parçaları araştırmaya başladım. “Dora’yı bulma görevi”min ilkinde 1985’te Prag, Viyana ve Kudüs’e seyahat ettim. O seyahatte, Dora’dan çok; kendime dair birçok şey öğrendim; ama o zamandan beri Dora’nın ayak izlerini takip ettiğim araştırmam beni başka yararlı seyahatlere; Polonya’ya, Almanya’ya, Fransa’ya, The Isle of Man’a,1 Çek Cumhuriyeti’ne ve birkaç kez de İsrail’e götürdü. 1996’da San Diego Devlet Üniversitesi’nde Kafka’nın 1933’te Berlin’de bir Gestapo tarafından Dora’dan alınıp el konulan kayıp yazıları üzerine incelemeleri olan araştırmacılar ve uzmanlardan oluşan uluslararası danışma kurulu ile Kafka Projesi’ni başlattım. Sonunda, bu biyografi, 1998’de Kafka Projesi üzerinden Berlin’deki Alman arşivlerine dört aylık bir araştırma seyahati sırasında bulunan fotoğraf ve belgelerin beraberinde, 2000’de Paris’te Dora’nın günlüklerinin ortaya çıkarılmasıyla olası hâle geldi. Dora’nın bakış açısı, geçen yüzyılda en çok yanlış anlaşılmış olan yazarlardan biri olan Franz Kafka’yı anlamamı ve onu takdir etmemi sağladı. Dolayısıyla, Kafka’nın kelimeleri ve aforizmaları da Dora’yı araştırmamda cesaret, keyif, içgörü ile onun uzun vadede çözülmesinde, hikâyesinin yazılmasında gereken gücü veriyordu. Başta, sadece Dora’nın bu hikâyenin anlatılmasını istediğine dair duyduğum amansız hisse, sezgilerime yaslanıyordum. Onun mektuplarını, Yidişçe yazıları ve Kafka’ya dair basılmamış defterlerini bulup Gestapo belgelerini ve Komintern dosyalarını açığa çıkardıkça, Dora’nın kendi kelimeleri egemen oldu. Bu kitapta en önemli iş birlikçim, kelimeleri, aksiyonları ve bıraktığı mirasla: aşkı cömertçe dışa vurması, arkadaşlarının, ailesinin ve benim gibilerin desteği ile yıkılmaz bir ruha dönüşen Dora’nın kendisi oldu.
İronik biçimde, Dora’nın hayatındaki en ilgi çekici ve esrarengiz çevreyi çözdüğüm an, esas sorunun cevabını bulamamıştım. İsrail’deki ailesi beni ve ailemi “mishpoche”2den sayıp sıcak biçimde karşıladığında hâlâ onlarla akraba olup olmadığımı bilmiyordum. Bir bağımız olduğuna şüphem yoktu. Dora, dünyaya bakış şeklimi değiştirdi. Onun hayatı hakkında öğrendikçe kendiminkini geliştirmek için ilham alıyordum. Dora, 1948’de Kafka’ya dair ilk halka açık röportajını verdiğinde, benim de bir yanımla bir bölümünü tekrarlamak istediğim bir red ile başladı: “Ben objektif değilim ve hiçbir zaman da olamam. Bu yüzden, çok önemli olan gerçeklerdense, saf atmosferi mesele hâline getirmek yeğdir. Size anlatmam gereken hikâye manevi hakikati barındırıyor, öznellik de bunun bir parçası”.

1 Man Adası.
2 Mishpoche, Yidiş dilinde aile demektir. Bu cümlede kendi ailelerinden saymak anlamında kullanılmıştır.

Kathi Diamant
San Diego, California
Aralık, 2002

...
  • AMAZON
    $ How 'r yu ne var yu?
    • 15 Gün İçinde Teslimat
  • KİTAPYURDU
    %25 İndirim
    • %25 İndirim
    • Uygun Fiyat
    • Bazı Ürünlerde Aynı Gün Kargo
...