...

N. Toygar Ateş

Düşülke 2016 – İdrak Tahlili
ISBN : …..
150 sayfa

Kapak Görseli: Tuğba Dinçmen
Baskı Adedi: 100 Hususi Edisyon / 1000 Piyasa Baskısı

idraktahlililogo

Şehrin en işlek meydanına oturdu. Geceyi nerede geçirdiğini
hatırlamıyordu. Uğrak yatağı olan otogar banklarından
kovulmuştu dün. Sadece bir gece daha kalmak istemiş,
güvenliklerin hışmına uğramıştı. Neyse ki güneş gökteydi
şimdi, insanlar caddelerde. Güneş ve insan; biricik kurtuluşuydu.
Akşamdan kalma simitlerini yemiş olsa da, mide
sancıları geçmemişti. Her gün aynı şeyleri yiyordu; bayat
ekmek, bayat simit, bayat poğaça, bayat herhangi bir şey.
Bayatlığın tadı hep aynıydı.
Sırtını yüzlerce yıllık kulenin duvarına yasladı. Onu bir okçu
kulesi, kendini asil bir savaşçı olarak hayal etti. Yayını düşmana
kuvvetle geren cesur bir okçu… Düşmanı püskürtüyor, şehri
kurtarıyordu, ama midesindeki sancıyı yenemiyordu.
Sancılara alışıktı. Çocukluğunda olduğu gibi kıvranıp, inlemiyordu.
Arada derin nefesler alıyor, uzun bir “offf!” çekip
bırakıyordu. İçinde bir kemirgen, bütün organlarını milim
milim dişliyordu sanki. Kemirgeni oyalamak için yutuyordu
her lokmayı. Sonra her şey yeniden başlıyordu.

...
KAPAKsürünündışında

 Şehrin en işlek meydanına oturdu. Geceyi nerede geçirdiğini
hatırlamıyordu. Uğrak yatağı olan otogar banklarından
kovulmuştu dün. Sadece bir gece daha kalmak istemiş,
güvenliklerin hışmına uğramıştı. Neyse ki güneş gökteydi
şimdi, insanlar caddelerde. Güneş ve insan; biricik kurtuluşuydu.
Akşamdan kalma simitlerini yemiş olsa da, mide
sancıları geçmemişti. Her gün aynı şeyleri yiyordu; bayat
ekmek, bayat simit, bayat poğaça, bayat herhangi bir şey.
Bayatlığın tadı hep aynıydı.
Sırtını yüzlerce yıllık kulenin duvarına yasladı. Onu bir okçu
kulesi, kendini asil bir savaşçı olarak hayal etti. Yayını düşmana
kuvvetle geren cesur bir okçu… Düşmanı püskürtüyor, şehri
kurtarıyordu, ama midesindeki sancıyı yenemiyordu.
Sancılara alışıktı. Çocukluğunda olduğu gibi kıvranıp, inlemiyordu.
Arada derin nefesler alıyor, uzun bir “offf!” çekip
bırakıyordu. İçinde bir kemirgen, bütün organlarını milim
milim dişliyordu sanki. Kemirgeni oyalamak için yutuyordu
her lokmayı. Sonra her şey yeniden başlıyordu.

...