Fatal Erekşın

 In Pozisyon Hatası

Bu gördüğün bir masadır ve şu da bir sandalye; ve evet evet, şöyle bir göz atacak olursak bu da bir bardak olabilir pekâlâ. Olmadı en kötü ihtimalle bardaktan bozma bir küllüktür o; teşbihte hata yok.

Fakat hayır. Geç saatlerinde denizinin akıntılarında rastladığın kadınların topu birden bir göz süzümü vakit geçirmiyordur. Dön ve dağıt bakışlarını şimdi masaya; kaç çivi vardır sence bu masada?

Ya da olası anlamsız sorular atlasında bir kulaç at en iyisi zaman basamaklarından yuvarlanırken.

“Ne yazıyor şurada ya?”

“Bilmiyorum. Çivilere bakmayacak mısın?”

“Çivilere mi?”

“Evet.”

Hay allah! Çiviler; onları sökecek bir şey de yok etrafta şimdi ne yapmalı?

“Eee sen nereliydin?”

Adam gene kulaç mı atıyor ne sanki? Yok, deniz çok dalgalı can simidi lazım şimdi buna yoksa boğulacak.

Umursamazca gözlerini devirdi kadın. “Kınekşin dinaayd,” dedi müziğin içinden bir ses, yok yok demedi aslında içinden öyle varsaydı kadın; tam da ritmin burasına çok yakışırdı diye düşünmüştü sadece. Neyse demediyse bile bu eksiği kendi doldurabilirdi.

Adamın kulağına eğildi usulca; çivileri olduğu yerden söküp aldı bir süreliğine.

“Ben gidiyorum, şu çivileri sayar mısın rica etsem? Ya da iyisi mi kendini çiviler misin şuraya lütfen?”

“Fatal Erörrr” ya da “fatal erekşın.”

Tuğba Dinçmen
Fotoğraf: Travis Favretto ~ “The Geographers Table”

 

Recommended Posts