Fırtınayla Söyleşi

 In Pozisyon Hatası

Fırtınanın içindeydim. Uçuruyordu beni fırtına. Ellerini tuttum fırtınanın. Yalvardım, bırakma beni. Fırtına yüzünü öbür tarafa çevirdi. “Eseceğim yerler var,” dedi. “Ben insanlar gibi değilim, yerli yerinde duramam. Esmeliyim ki gücümü görsünler. Şimdi burada kalırsam kişiliğimi yitiririm. İşsiz güçsüz kalırım. Açıkçası bu işime gelmez. Fırtınalar için iş bulma kurumu da yoktur. Dedim ya eser geçeriz. İnsanlar bizi pek sevmez.”

“Bak, şu şapkasını uçurduğum adamı görüyor musun? Nasıl da kızgın, iki eliyle tutuyor şapkasını. Sanki benden daha değerli. Bilirim insanlar bize değer vermez. Köşe bucak kaçarlar bizden. Evlerinden dışarıya adım atmak istemezler. Bir an önce esip geçsin, kurtulalım, diye düşünürler.”

“Hem sen kalbimde ne arıyorsun bakalım? Orada durdukça gıdıklanıyorum. Gıdıklandıkça da ne yapacağımı şaşırıyorum. Bana bunu yapmaya hakkın yok. Ben senin kalbine girseydim bu hoş mu olurdu?İnsanlar kalbimde fırtınalar kopuyor, der bazen. Ama o sözün gelişidir. Doğrusu bu ya hiçbir insanın kalbinde fırtına kopmaz. Bunu bildikleri halde durmadan yalan söylerler, ya da kendilerini önemli hissetmek isterler. Başka türlü bir açıklama düşünemiyorum şimdi. Hadi kalbimden çık da bir an evvel gideyim.”

“Bunu yapmayı çok isterdim ama buraya nasıl geldiğimi bilmiyorum,” dedim.

Bunun üzerine fırtına kızdı, şiddetini arttırdı. Gözlerim yaşardı, saçım başım birbirine karıştı, giysilerim uçuşmaya başladı.

“Kusura bakma başımdan atmam lazım seni,” dedi. “Seninle uğraşacak zamanım yok.  Hem sen bir insansın ne diye konuşuyorum ki seninle!”

“Haklısın,” dedim. “Bir insanla bir fırtınanın konuştuğu görülmüş şey değildir. İnsanlara anlatsam gülüp geçerler, ciddiye almazlar, delirdiğimi falan düşünürler. Oysaki basbayağı aklım başımda. Sen aklımı başımdan almadıysan tabii.”

Kemal İster

Recommended Posts