Genelleme Yapmak

Sosyal konular üzerinde akıl yürütürken, bir noktada genelleme yapma ihtiyacı doğuyor. Genellemeyle, yapılan gözlemler geniş kitlelerin üzerine yöneliyor. Bu noktada ”insanları bu şekilde kategorize etmek yanlış!” itirazı doğuyor.(Genelde olumsuz bir sonuca vardığınızda bu itiraz belirir.) Ancak realitede, bu insansever duyarlılığın pek işlediği söylenemez. Her istisnadan söz edebilmenin mümkün olmaması, geniş kitleleri kapsayan bir fikri beyan etmenin önünde engel olabilir mi?

Genellemeye karşı çıkılmasına sebep olan nedir? İstisnalar. Genelleme yapılan: Çoğul. İstisna sayılan: Tekil (ya da çoğulun dışındakiler.). O zaman öncelikle istisnalar ve çoğul-tekil üzerine akıl yürütmemiz gerekiyor.

Kitle kültürünün belli başlı özellikleri vardır. Kısaca tabir etmek gerekirse;

  • tek tipleşme,
  • kalabalıkla kendini var edebilme,
  • kolektif akıl yürütme karşısında yaratıcılığın sekteye uğraması,
  • seçim yapma hususunda kalabalıktan etkilenme,
  • benzer konular üzerinde sürekli tekrarlanan fikir birliği,
  •  ‘yeni’ye büyük oranda kapalı olma,
  • ilgi ve onaya muhtaç olma,
  • rastlantı eseri edinilen nitelikleri yüceltme (din, ırk, doğulan bölge vs.),
  • varlığını belli kurumlar aracılığıyla değerli hale getirme eğilimi (siyasi parti, futbol takımı, holding vs.),
  • statü düşkünlüğü,
  • geleneği sürdürme eğilimi gibi.
    Bir kitleyi oluşturan bireylerin ne kadar geniş bir yelpazede ortaklık sergileyebileceğini düşünün. Bunlar gözlemlerin kapsama alanına girer ve genellemenin konusu olurlar.

İstisnayı, istisna yapan nedir? Kitle kültüründen sıyrılmış olmasıdır. O kendi zekasıyla, tutumuyla, başarısıyla, belli bir bölgenin değil evrensel değerlerin ışığıyla anılır. Yoksa istisna olabilmesi mümkün müdür? Değildir. Bu sebepten, genelleme yapılırken bir ‘istisna’, zaten o kategorinin dışında yer alır.

Nietzsche’nin ”Bu dahil, bütün genellemeler yanlıştır.” demesinin sebebi budur. Çünkü her genellemenin her koşulda yanlış olduğunu söyleyemeyiz. Ancak unutulmamalı ki genellemeyi yapan kanalın kitle kültürünün içinde mi yoksa istisnaların arasında mı yer aldığı,  yani gözlemlerini kurgunun içinde mi yoksa dışında mı yaptığı; genellemenin ciddiye alınıp alınmaması hususunda önemli bir faktördür.

Her birey ‘biricik’tir, ancak biricik’liğini istisna haline getiremediği sürece; onun bireyliği bir çarkın dişlisi olma anlamı taşıyacaktır. Biz, istisnadan bahsedilemeyecek bir ‘istisna kültürü’ istemekteyiz.

N. Toygar Ateş

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir