Hicran.

Hicran.

Sevgili Candan için-

 

Evet nisandı, ama tomurcuklar patlamamıştı

çırpınarak Eliot’ı Orhan Veli’yle açıklamanı

anlatmıştın.

Ve sınavda o soruyu nasıl yanıtladığını da.

Akşam yemeğine indiğinde, omuzunda siyah örme

Bir şal vardı.

Uğurlama”yı söyledik o akşam. Fallar baktık. Telvemde

göç eden leylekler vardı.

Öncesi gün, beni sevdiğini

güneşte çok kaldın sen” diye çardaktan

seslendiğinde ve çocuk gibi sözünü dinlediğimde

hissettim.

Çiftlikte serinlikte, şarkılar söylediğimiz akşam

değil. Hiç değil. Kasabanın çarşısına kaçıp olanları

düşündüğüm ve bunların

mürekkebe dönüştüğü zaman.

Şimdiki geniş zaman.

Çünkü yollarda, radyo istasyonları

hiç bilmediğin şarkıları çaldığı zaman,

eski şarkıları hatırlanır.

Ve hatıralar acıdır.

 

 

Levent Karataş / Ekim 2015 / Istanbul / Sürgün.