İki

Yapabilecek iki şey vardı; ya yol parasını edebiyat dergilerine verecek ve gittiği yerden nasıl döneceğiyle ilgili yeni ikişer seçenek düşünecekti ya da bir dergiyi almayacaktı. Oysa o, hepsini alması gerektiğini düşünüyordu çünkü iki seçenek vardı; ya yazdığı öykülerden biri nihayet bir dergide yayınlanacaktı ya da artık vazgeçecekti.
Onun için yaşamak iki çeşitti; içinde ve dışında…
“İçinde olduğunda belki de yazmak gereksizdi; zaten yaşıyordun.”
“Dışarıdaysan en azından bundan doyum sağlaman gerekirdi: Dışardan doyum sağlamak iki çeşitti; ya doğadan ya düşünceden.”
“Doğadan doyum iki çeşitti: Bir kilo portakal satın alabilir ve onu koklayıp kabuğunun pütürlü yüzeyini okşayıp içinin ıslak etini, dolgun liflerini patlatarak yiyebilirsin ya da bedeninle ilgilenirsin; yoga, masturbasyon ya da seks yapabilirsin.”
“Düşünce doyumuysa iki çeşitti: Yazıların beğenilmesi ya da yazarın yaşayış şeklinin beğenilmesi.”
“Yazıların beğenilmesi iki çeşitti: Okunup anlaşılmak, dışarıdan içeriye açılan bir delikten sızmak ya da dışarıda kalmanın verdiği doyumun desteklenmesi.”
“Dışarıda kalmanın doyumunun desteklenmesi iki çeşitti: Seni beğenen ve onaylayan (senin gibi) birilerinin olduğunu görmek, yalnız olmadığını bilmek, bir de; yalnız, tek, biricik olduğunu düşündüren hayran kitlenin olması.”
“Hayran kitlenin olması iki çeşitti: Zırvalarını bile beğendikleri için tanrı katında olduğuna inandıran kitlenin seni aptallaştırması; bir de kaç kişi tarafından okunup beğenilsen de kendini değersiz ve sahtekar hissetmen.”
“Sahtekarlık iki çeşitti: Kendinin sahtekar olduğunun farkında olan ile bunun daha çok farkında olan.”
“Farkında olanlar iki çeşitti: Seçimleriyle dünyanın düzenine göre oynayanlar ile ‘karşı’ gibi durarak sinsice oyun kuranlar.”
“Oyun kurucular iki çeşitti ama o, hiçbir oyun kurucuyla tanışmadı. Oyundan haberi dahi yok. Cebindeki tüm parasını dergilere verdi ve yolda öylece bekliyor. Yazısının basılmasını istiyor. Çünkü hayatta iki temel şey vardı: Yol ve ev.”

 

Gizem Pınar Karaboğa
Görsel: İnventindreams | “Echo’s of the Past”