Islak Sokak Köpeklerinin Isırdığı Düşüm

 In Pozisyon Hatası
‘bir’
Kahverengi tüyleri, ay ışığında yoluk, ıslak sokak köpeklerinin ruhları
darbe ve telefon jetonu görmemiş mesnetsiz bir sevinçle yarışarak suda
gelip, sarıp çevremi, endişeli bakışlarıyla sallanırken kuyrukları
dediler ki hep bir ağızdan bana: Seni gördük, çıplaktın uykumuzda.

Minareler deliyordu göğü evvel, sonra onları geçti cam kuleler,
yağmurda kurudu denizler ve çaldı gitti Galata Kulesi’ni sırtlanarak bir karınca.
Gel zaman git zaman asfaltları ve afili rezidansları örttü çöller,
gerçi toplandı insanlar ardında, sen: “Ve ülkıyes seharatü sacidın,”* diye bağırınca…

‘bir buçuk’

Ancak haykırarak sordular sana gene de insancıklar:

Suda balıklar var;
kimisi görsen, ne de dost canlısı,
fakat bazısı devcileyin, keskin dişleriyle canavar!
“Korkmayın,” dedin kollarınla bedenini sararak, “hepsi onun ordusu.”

İyi ama, dediler ya soluduğumuz havadaki kuşlar?
Elbet kafeslere layık güzel ötüşlüsü,
lakin bazısı keskin gagalı, ciğer söker pençesi!
“Endişelenmeyin,” dedin dudaklarını oynatmadan, “hepsi onun sözünü dinler.”

‘üç çeyrek’

Dedim ki onlara:
Söyleyin; bileyim, cezam nedir?
Ben,
onu giyindim, giydirildiğim bu tenin altına; o benim giysimdir,
odur benim saatim, mevsimim ve onun zamanı duvara asılamayandır,,
ne mülküm ben, ne de mülk sahibi; o, benim evrenim ve evren benim içimdedir,,,
suçsa bu,
sıvası fakir işi yer döşeğini aşka seccade etmek yani; aşkın secdesidir,
yakın sözlerimi, dilimi işiten kulaklarla beraber,
nasıl olsa rüzgârın evi yok!

Janset Karavin
1 Aralık 2012, Beylikdüzü

* “Ve büyücüler secdeye kapandılar.” Araf, 120

Görsel: Paulina Antolak ~ “Redeemer”

Recommended Posts