Karışarşın

 In Pozisyon Hatası

Adım ötesi kaldırımlara bakan yüzler ya da ufacık bi’ tını; beni çeken köreltici ışığın şerrine, serefine karşı bir makine benzinli ya da gaz yağlı belki de.
Dalları; yaprakları sonsuza uzanmış duran kilitli satırı arşın adım gider.
İki dilli kedi, hayır kilitli; adam akıllı bu ne saçmalık kesin şunu!
Bir makine gaz yağlı ve belki de mazotlu paslı akışı; yırtık dilli biri lazım gerek, tükürülesi şu çukurun başında bir sağlam içmelik; hayır, hayır baylar bayanlar; bozguna uğratılmışlar, harlı dumanı bir üfleyişte püf diye söndüregerek; belki tumturaklı oturumların sandık başı olmalı siz ve yine size; siz diyebilir miyim? Don, atlet, fanila ve davul zurnalı akşam sefası esnası üç burmalı ikişer kara göz (düş)er önüne.
Hayır hayır, baylar böğürmeli sabah ışıltısı açmaz sizi hiç; içli içli bakmayı kesin lütfen hanımlar ve de beyler; gündönümü tecavüzler zaptedilmeli ceset bakışlı çiğ parıltısı gündüz yaşlarında; kayıtsız kalışların kayıtsızlıklarında iç bükey hiç bükeydir ola ki.
Ve belki de Metro çıkışlı yeryüzü düzeneği; kubbeli, tabelalı, dahası safran karası bulutsuz.
İlim ilmek ipi yokmuşlular; amalar yönü yoktular.
Ruh örtüsü kasım karası dilliler; lunapark çıyanı misali sere serpe eller kulakta duruşlar.
Tınısız zamanların saatsiz patlayışlarında mezbaha dolusu kahkahalar; görünmez tiraj-ı komedya sahnesinde çapsız fersiz bakışlılar var. Görüş mesafesi sisli, puslu şuraya buraya ortaya palas pandıras dört bacakları külfetsiz dağılır.
Akılları şemsiye tersi; ahsız vahsız patırtısız naşınıl ceyografik pergeli misali sinir ihtilali şeyler bunlar, döner durur ve döner durur; ışıksız bir genişlikte; tıkırtılı mıkırtılı ve lakırdılı meydan yeri; getirin şu sahneye şer-betsiz olanından!
Sonra, kısık bir iki tekerleme zamanlarındayız işte; davul göbekli hezimetler istemeyiz biz, hicret makamı size çalar. Sessizce bak! Bıçak keskin şimdi biraz; korkmamalıyız dur!
Sonra, küflü ölümler cehennetinde bir sabah eksik adım uyanmışız; uzanmışız son kalan yeşillikler adına bak; ceketi ilikli birkaç sahtekâr güneşten sakınır ve gülümserler ler ler ve de düşerler.

Tuğba Dinçmen
Görsel: Wojciech Grzanka ~ “Via Lucius”

 

Recommended Posts