Majesteleri

Size bir şey diyeyim mi? Yaşıyoruz sanıyorsunuz. Bugün bir şok yaşadım; Allah C.C. düpedüz dalga geçti, bizatihi arayıp nanik dese bu kadar etkili olmazdı; zaten o yüzden aramıyor hiçbirimizi, böyle dolaylı vuruyor kafamıza.
Bir ev baktım. Tek katlı, küçürek bir şey. Zorlasan 100 liradır ev. Meğer mülk sahibimiz hemen yandaki malikanede uşakları, hizmetçileri, bahçıvan ve şoförleriyle ikamet buyuruyorlarmış zatışahaneleri. Görüştük. Oturduğum koltuğun derisine bir daha dokunabilmek için memleketi satabilirim, sıkıntı yok.
Muhtemelen 71 hayatım ve 71 soyumdan sopumdan daha kıymetliydi. Belki de başka gezegendeki nadir ya da nesli tükenmiş bir türün derisiydi. Gördüğüm 20 metrelik avize, malikanenin 500 metrkarelik holcüğüne pek yakışıyordu; görünce şöyle dedim içimden, Çırağan’da bunun aynısını görmüştüm ben he, valla! Uşak bildiğin frak giyiyordu. İnanmazsan inanma. Hizmetçiler prezantabl dedikleri cinsten. Bahçe kapısında güvenlik görevlisi karşıladı bizi. Bize malikanenin kapısına kadar eşlik edeceğini söyledi. Allahıma kitabıma FBI ajanı gibiydi, ne FBI’yı NSA ajanı. Bayrak direği nerede diye arandım bir süre herkesi üniformalı görünce. Bahçecik 30 dönüm falan, helikopter pisti zannımca malikanenin arkasında kaldığı için görmek nasip olmadı ama çalışanlar için yapılıvermiş üç katlı müştemilatı Orta Avrupa’da malikane diye satıyorlar kerizlere. Neyse bekleme salonunda bekledim beş dakika. Ödüm koptu bir şeylere zarar veririm diye. Ucuz atlattım. Fraklı uşak geldi, beyefendi sizi bekliyorlar, dedi. Yutkundum. İki buçuk dakika yürüdük altın varaklı tavan işlemeleri boyunca. Malikanedeki ön ofise vardık. Günsel Bey devraldı bendenizi. Kendileri beyefendinin emlâkıyla ilgileniyorlarmış. Baktığım ev hususunda hafiften bilgilendirme geçerekten iç ofislerden oval ofise refakat ettiler bana. Kapıdaki iki yarmayı bir an için Duşakabinoğulları mızrakçıları gibi gördüm yemin ederim. Çift kanatlı ahşap kale kapısı yağ gibi kaydı, açılıverdi içeriden. Bir uşak biz girdikten sonra üzerimize kapattı kapıyı. Devletlü teşrif ettiler, yer gösterdiler Allah uzun ömür versin falan diye el etek öptü bizim emlak komisyoncusu. Cidden Duşakabinoğulları zamanına geldim galiba dedim. Zatışahanelerinin ardındaki Osmanlı kırmızısı duvarda üç hilalli bayraklar, nur saçan sıfatlarında iki duduşlarının yanı sıra ters hilal biçiminde inen bıyıkları, hoş geldiniz, ben yanımdaki evde Kürt istemediğim için bizzat görüşüyorum taliplerle, buyurdular. Evli olabilirmişim ama çocuktan haz etmezmişler kendileri. Ailem gelebilirmiş elbet ancak başka ziyaretçi hoş karşılanmazmış. Hayvanları kendileri de pek severmiş ama kedi, köpek besleyen insana ev kiralamazlarmış falan filan İnter Milan. On dakika kadar ses çıkartmadan dinledim. O esna götümün temas ettiği koltuklar, bekleme salonuna yüz çekerdi. Elimi sürdüm çaktırmadan habire. Bıraksalar günlerce sürtünecektim koltuklara ağzımla, yüzümle, kıçımla başımla. Utanırsam Allahsızım! Majesteleri yarın akşam saatlerine dek Necmettin Bey’e Günsel bey vasıtasıyla kanaatlerini iletmek zahmetinde bulunacaklar, velev ki kanaatleri müspet olursa Necmettin Bey’i arayıp ben de bu şeref verici havadisi öğrenebilecekmişim kendilerinden.
Ümitvar bekleyişim sürüyor. Sikerler kirasını da evini de, Majesteleri sizli bizli konuştu benimle.

 

Janset Karavin
Görsel: Robert Blair

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir