Mekanik Yaşam

Seni çok seviyorum ulan! Ulan, dedim kusura bakma
Seni seviyorum, dedim kusura bakma
Bir sesin çoğalmadan önceki halinde buluşalım
Parklarda buluşalım, pastanelerde çarpışalım
Çarpık bacaklı kadınlara fal baktıralım
Hep iyi çıksın, kader, para, aşk, Süleyman
Süleyman mı? O pazar arabama çarpan fırlama
Sinemalarda, arka koltuklarda, Cansu’yla birlikte
Bir yaşlıya vurup kaçan hergele, çok şükür kimse ölmedi
Kararan her ne varsa onda beliriveren ışıma
Ulan bizim ne korkunç hayallerimiz var, yine ulan, dedim
Mesela bir göğü enlemesine geçerken küfür ediyoruz
Yıkık binalarda sarhoş olup güne maviyle uyanıyoruz
Mesela ellerimizden ama sadece ellerimizden bir dünya örüyoruz
Mesela uçaklar neden yanlamasına uçmuyor?
Tanrı neden ulan, diyenleri sevmiyor?
Oyuncak ayılar için neden bir aşevi yok?
Onlar yalnızlar en az bir benzin pompacısının hayali kadar
Bir tezgâhtarın ruh atlası gibi bir şey kumaşı açmak
Sebepsiz ayrılıklardan kalma çorapların biriktiği kapı arkaları
Kulak arkası ve kulak arkasına yerleşiveren bir dal kiraz
Ben yokum ulan! Ben yokum, dedim; bu daha ayıp
Öyle yokum ki bir tren içimden geçerken herkes uyuyor
Gece saat dört, aynı yolun yolcuları zifir ve katran yutuyor
Bırakıp gitmek geliyor içinden herkesin ama hayat var
Hayat hiç ummadığın bir anda tam ensenin köküne vuruyor
Seni seviyorum ulan; seni seviyorum, dedim; bu daha ayıp
Yıldız sayma makinesi icat eden bir insanın düşünden
Çölün ortasında kaynayan bir yaraya düşüyorum
O kadar yokum ki kalabalığım bile giderek saydamlaşıyor
Çünkü ben bir hiçim, aha da söyledim ulan
Ulan, dedim; ayıp ettim, seni seviyorum, dedim; çüş artık
Bir bulutu sessizce aylara tamamlıyorum, tamamlıyoruz
Bir geceyi hüzünlü bir yaprak gibi âdemoğlunun ve kızının eline veriyoruz
Düşünüyorum, taşınıyorum, seni seviyorum, ah çocuğum çok ayıp
Yaşam denen mekanik oyuncağı tekrar tekrar kuruyoruz

 

Onur Sakarya
Görsel: Bethany Spencer – “Good Eggs”

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir