Mini Etekli Enjektör

Mini Etekli Enjektör

Hastaydım. Ayak parmaklarımın tırnak uçlarından saç uçlarıma kadar her yerim ağrıyordu. Durmadan kusuyordum. Durmadan sıçıyordum. Yanıyordum. Düşünemiyordum. Yiyemiyordum. Her şeyden nefret ediyordum. Pencereleri kapatmıştım. En ufak bir gürültüye bile tahammülüm yoktu. En ufak bir diyaloğa. En ufak bir sallantıya. Doğru pozisyonu yakaladığımı hissettiğimde belki beş saat hareket etmeden öylece kalıyordum. Doğru pozisyon. Yatakta yakaladığım birkaç saatlik uyku hali. Uyuduğum zamanlar harikaydı. Uyanık olduğum her saniye ise cehennemdi. Bitmiştim. Bu saçmalıktan ne zaman kurtulacağımı bilmiyordum. Hiçbir zaman gibi geliyordu. Sanki hiçbir zaman düzelemeyecektim.

Korkunçtu ve kâbus bitmiyordu. Evet, kâbustu ve ben uyanamıyordum. İlaçlar… Bir boka yaramıyordu. Bitki çayları… Bir boka yaramıyordu. Ölmek istiyordum. Zil çaldı. Çalsın. Oralı olmadım. Bir daha çaldı. Kalkmadım. Bir daha çaldı. Zor bela doğruldum yerimden. Belki 10 metrelik mesafeyi 20 dakikada kat ettim. Zil çalmaya devam ediyordu. Kapıyı açtım. Benim boyumda, mini etekli bir enjektör. Ne var, dedim. İyi olmak istiyor musun, dedi. Evet, dedim. Onun için buradayım, dedi. Ne yapcan, dedim. Belli olmuyor mu, salak mısın, iğne tabii ki, dedi. Tamam, dedim. Ama bir şartla, dedi. Öksürdüm. Neymiş şartın, dedim. Bir uzvunu bana vereceksin, seç, dedi. Sol kolumu al, dedim. Tamam şampiyon, dedi. Uzandım. Popomu açıp bekledim. Hayır, hayır, damardan, dedi. Toparlandım ve sağ kolumu açtım. Damarı buldu ve iğneyi soktu. Enjeksiyon başladı. İnanılmazdı. Mini etekli enjektör ilacı zerk ettikçe kendime geldim. Cennetti. Evet, cennet. Harika bir gündü. Harika bir gün oldu birden gün. Tüm varlığım canlandı. Tüm şüphelerim bitti. Tüm renkler olgunlaştı. Süperdi. Anlatamam. Mutluluk hiç bu kadar somutlaşmamıştı bedenimde ve ruhumda. Ona dokunabiliyordum artık. Mutluluğa ve huzura. Şimdi sol kolunu uzat, dedi. Sözüme sadık bir adamdım. Uzattım. Bir balta çıkardı. Keskinliğini ısıttı. Hazır mısın, dedi. Onayladım. Tüm gücüyle vurarak sol kolumu benden aldı. Kan akmasını bekledim ama çiçek fışkırıyordu. Kır çiçekleri fışkırıyordu. Çok güzeldi. İyiydim.

Onur Sakarya

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir