Podof!

Podof!

Herkes aynı soruyu soruyor: “Or’da ne işin var?” Gerisi çorap söküğü gibi geliyor soruların; n’apıyorsun ki or’da? Yani amaç ne? Neden or’dasın? N’apmak istiyorsun?

Olmamam gereken bir yerde, olmamam gereken bir zamanda “podof!” diye zuhur etmişim sanki. Süper güçlerim varmış gibi hani, çat orada, çat burada, çat kapı arkasında.

“Ayşe konum atsana beybisi…” Bidi bidi! (Ayşe konum gönderdi.) Ben: “Podof!”

“Alo Nebahat, ner’desiniz kamka?”
“Falandayız, oturuyoruz ben, ben, bir de ben.”
“Okeeey, bi’ karamel makiyato söyleyin, larç olsun ama,” veee “Podof!”

Duyan da öyle zanneder yani. Yoksa öyle mi? Bi’ deneyeyim…
Merkez Bankası kasası ommmm!
Po, pooo, popo, podo…
Olmuyor.
Oval ofis ommmm!
Pop, popodo, p…
Yok.
Bi’ daha… Cehennemin dibi ommm!
Zort zort zort! Erör. Lütfen şu anda bulunmadığınız bir konum seçiniz!

Yok yani öyle bi’ dünya. Işınlanmayı bulmuş olsam bu gezegende ne işim var zaten. Ne? Ne malum “zeki” canlı türü olduğu bizden başka, kerkenez, mi dediniz? Belki haklısınızdır, yoktur belki bu düşük bir olasılık bile olsa. Zaten öyleyse, yani insan dediğimiz tür olarak biz tek “zeki(!)” canlı türüysek evrende, “batsın bu evren!” Ama ne gam! Gidilecek evren mi kalmadı? Ver elini Annares!

Ne işim var bur’da?
Öyle mi?

Bak, attırma tepemi, senin o bulunduğun yeri, senin için işgal eder, aman pardon, yani oranın “gerginliğini azaltır,” sana geri veririm.

Senin ne işin var or’da? Olayın ne? Ne için yaşıyorsun? Ne istiyorsun, beklentin ne hayattan? Ne yapmak istiyorsun zamandaki varlığınla? Şimdi. Burada.

Po… of! Oof of! Az şekerli bi’ kahve yap, sade içemiyorum Afitap!

 

Janset Karavin
Fotoğraf: Gilles De Winne – “Teleportation”