Sana Erik Suyu Bana Vietnam

Sana Erik Suyu Bana Vietnam

Her şey muhteşem bir şekilde dalgın
Her şer döviz odalarında uyanık
Muhasebeci işten atılmış, rakamlar ağlıyor
Yediğim son, ettendi ama plastik gibi bakıyor

 

Sana erik suları, mucizevi kompostalar kalıyor
Bana çekik gözlü birtakım sarılıklar
Çocuklar söylenenlere karşı tepkili: Bkz: Kabakulak
Veletler öpülmemeklere karşı sigortasız: Bkz: Kızamık
Ve çocuklar
Kevser akıntısından uzaklaştırılmış: Bkz: Suçiçeği

 

Hayatım on dört yerinden bıçaklanmış
Hayatım, sana diyorum, on dört yerim suç olup akakalmış

 

Sana kolay okunan aspirinler, tutulan kolonyalar
Bana bayram dönüşü patlatılmış birtakım Vietnamlar

 

Sinemadan çıkıyor yurtsuzluk, gözleri körebe
Ben de çarpmıştım bir zamanlar başımı yanan bir sobadan çıkan bir ateşe
İlk kırılmasından sonra yitiriyor savunmasını iş ve teknik dersi
Son yuvarladığım misket
Son tutuşturduğum kart
Son öldüğüm balkon

 

Hepsi, bırakılmakta olanın on dört yeri

 

Sana teneke peynirler, mini market selamları
Bana, borsa günü düşüşle tamamladı

 

Kontrol ve mekanizma çoğalıyor
Dağlar, obez birer ihtimale dönüşüyor

 

Ve dikkat et
Gitmedi bir yere Vietnam
Kurşunu ısıtan, ateşe inanmıyor.

 

 

Aytaç Ars