Seks ve Tabu

 In Alengirli Mecmua, Dizi Kafası, Pozisyon Hatası

“Yahu böyle bir dizi varmış, niye haber vermiyorsunuz?” dememeniz için…

Dizi adındaki seks çelmesine takılanların da dizi konusu olduğunu bilmek gerçekten çok şeker…
Cinsellikteki bilimsel çalışmalar bize çok uzak değil, 50-60 yıl kadar yakın. Tabii Sigmund Freud’un devrim yaratan çalışmalarını saymazsak…

Dizi, cinsellik konusunda ademoğluna ve havvakızına büyük katkılar sağlayan William Masters ile Virginia Johnson’ın modern cinsel terapi çalışmalarını konu alıyor. Hikâyesi gerçek hayattan alınma, Thomas Mainer’ın William Masters and Virginia Johnson, the Couple Who Taught America How to Love isimli kitabından uyarlanıyor. 2 sezon, sezonlar 12 bölüm…

 3. sezonu bu yıl izleyiciyle buluşacak. 29 Eylül 2013 yılından  beri yayınlanan Amerikan TV dizisi olan Masters of Sex Emmy ödüllü, Altın Küre adaylığı bulunuyor. Showtime ekranlarında, cinsel konularda toplumun pek fazla şey bilmediği 1950’li yıllara götürüyor bizleri. Bu tür konuların gölgelendiği, hiçe sayıldığı ve tabulaştırıldığı dönemler…

“İşte bunlar hep seks!” demek isterdim ama bu dizi, “işte bunlar hep bilim!” dedirtiyor…

book

Dr. William Masters (Michael Sheen) ile asistanı Virginia Johnson (Lizzy Caplan) insanların kafasındaki cinsel davranışlarla ilgili olan katı düşünceleri değiştirmeye çalışıyor bir nevi. Gerçek hayatta nasıllardı bilinmez ama dizide buz gibi bir Dr. William Masters ile zeki, gözü pek, taş gibi bir Virginia Johnson sizi bekliyor.

Şimdi diziden biraz ispiyonlamak gerekirse Dr. Masters, Libby (Caitlin FitzGerald) ile evli ve başarılı bir doğum uzmanı. Cinsel ilişki sırasında vücudun ne reaksiyon gösterdiğini, bir kadının ilişki sırasında neden orgazm taklidi yaptığını merak ediyor ilk bölümlerde. Bunların neden olduğunu bulmak isteyen Masters ilk olarak yanına bir yardımcı alıyor. Virginia’yı… Dr. Masters, ağır eleştirilere hedef olan çalışmasını cinsel sorunu olan insanların tedavisi için yapsa da kendisinin de cinsel sorunları var. Düşük sperm sorunundan çocuğu olamıyor. Lâkin ilerleyen bölümlerde minicik sürprizler sizi bekliyor… Zaten karısıyla da duygusal ilişkilerinde pek bir seviyeli. Neticede 1950’ler Amerikasının, iyi bir kariyer için olmazsa olmazı mutlu bir aile ya da tablosu… Tablo kısmında çok başarılılar. Libby için tek şey söyleyebilirim; o, o öpücüğü hak ediyor… Virginia Johnson, tam da Masters gibi bu tür olaylara azımsanmayacak bir merakta olup kendisini geliştiren birisi. Genç yaşına rağmen iki çocuk annesi ve erkekler konusunda acayip tecrübeli. Erkekleri parmağında oynatıyor sanıyoruz ilk esnalarda, onları ihtiyaçlarına göre kullandığını düşünüyoruz ama durum hiç de öyle değil.

11328212_10153995603114237_2006837146_oDr. Masters, çalışmalarına seks işçileriyle başlıyor. Virginia Johnson ile birlikte bir süre sonra işi bilimsel bir araştırma konusu haline getirmek için hastaneye taşımaya karar veriyor. Fakat işler hiç de beklediği gibi gitmiyor, çünkü belirttiğim gibi seks bir tabu ve onun hakkında çalışma yapmak sapıklık olarak nitelendiriliyor. Ünlü bir jinekolog olan Dr. Masters, hastaneyi ayakta tutan biri de olduğu için bunların üstesinden gelip çalışmaya hastanede devam edebiliyor. Ama bir süreliğine… Nasıl çalışmalar olduğunu detayıyla belirtmeyeceğim ama ucundan çıtlatacak olursam; kameralı vibratör ve vajina… Orgazm olan kadının evrelerini çeşitli makinalarca keşfeden ikili, sürelerce bunları not alıyor, bol bol. Üstelik bu sahneler öyle iştah kabartacak düzeyde geçmiyor, gayet bilimsel. Sonra bu çalışmalar “anonim seks deneyleri” adı altında partnerlerce büyütülüyor. Heteroseksüel çiftler sadece bu deneye katılabiliyor. Nedeniyse eşcinsel çiftlerin seks deney sonuçları heteroseksüel çiftlerden farklı olması. Farklılığıysa eşcinsellerin seks esnasında daha çok uyarılıyor olmaları, Dr. Masters’ın elindeki sonuçlara göre daha üst düzeyde sonuç vermeleri. Üstelik 1950’lerde eşcinsellik, hastalık olarak görülüp elektroşok gibi tedavilerce ‘düzeltilmek’ isteniyor. Dr. Masters ve Virginia bunları da hesaba katarak çalışmaya heteroseksüel bireylerle devam ediyor.

Çalışmalarında; hayatları boyunca hiç orgazm olmamış seks işçileri, tanımadıkları insanlarla anonim seks deneylerine büyük bir hevesle katılmak isteyen evli kişiler, çocuk doğurmak için İncil’de yazıldığı gibi yatakta sadece yan yana yatan evli çiftler katılıyor. Çalışma cinsellik sırasında bedendeki reaksiyondan, kadınların orgazm taklidi yapmasından erkek iktidarsızlığına, vajinusmusa kadar ilerliyor. Dizide hikâye çok; Dr. Masters dışındaki bazı doktorların bu çalışmadan fiziksel olarak zevk alması, eşcinsel olmasına rağmen kariyer adına heteroseksüel bir evlilik yapan rektör, çift cinsiyetle dünyaya gelen bebek, çalışmayı kabul etmeyen hastaneler, Masters ve Virginia’nın çalışmalarıyla oradan oraya sürüklenmesi, Dr. Masters’ın  öznel sıkıntıları… Baba-oğul, güç- iktidar kavgası… En güzeli de Dr. Masters ile Virginia’nın birbirlerine âşık olmadıklarını söylerken yaptıkları şeyler… Derken bir bölümde Anna Freud’un konuşmacı olarak gösterilmesi, Sigmund Freud’dan zaman zaman alıntılar yapılması; yer yer sağlam savlarla Freud’un eleştirilmesi… Almak isterseniz çok şey veriyor konu işleyişi.

11420322_10153995600554237_2035398198_o

Sadece bu çalışmalarla ilerlemiyor dizi. Dr. Lillian DePaul (Julianne Nicholson) hep kendi çabalarıyla bir yere gelmeyi yeğliyor, yeri geldiğinde kadınlığını kullanmayı etik bulmuyor, kullanmaya kalktığı zaman da eline yüzüne bulaştırıyor. Sorunlarını gizleyerek kendi başının çaresine bakıyor. İnanılmaz katı bir kadın… Dr. DePaul’un hikâyesiyle de karşılaşacaksınız.

Siyahileri de göreceksiniz… Büyük evlerde hizmetçi, bakıcı, tamirci… Kötü insanlar gibi algılanan, beyazların dışladıkları yapılar olarak… Irkçılık gibi zor bir konunun içinden de alnının akıyla çıkıyor dizi. Eşcinsellik, seks işçiliği de bu aklığa dahil.

Sonra kostümler ve dekorlar tam anlamıyla o yıllara götürüyor izleyiciyi. Kostümler ve dekorlar sesle, ışıkla birleşince bende dizi değil de sinema filmi izliyormuşum hissi uyandırıyor. İnternetten izleyecekseniz yüksek çözünürlükte izlemenizi tavsiye ederim. Tadını çıkara çıkara…
Genel itibariyle dizi tarihi gerçeklikten yola çıktığı için hem kaliteli, hem öğretici. Üstelik odağı seks olan bir dizi için fazlasıyla masum, Game of Thrones’daki iffetli seks sahnelerini bu dizide göremiyorsunuz. Dizi başlangıcında seksi çağrıştıracak objeler de ancak bu kadar naif olabilir…

Dizi müziklerine değinecek olursam, şarkılarla karşılaştıkça James Blake-Retrograde kısmına geleceksiniz. İzlemesi âlâ olduğu gibi müzikle harmanlanıyor olması da pek âlâ.

Dikkat! Bey abiler burası sizi ilgilendiriyor, sizinki kaç santim?

Cidden soruyorum… Büyüklüğüne bakarak övünüyorsanız, Masters of Sex’te 1. Sezon 11. bölümü izlerseniz ne demek istediğimi anlayacaksınız.
“İşte bunlar hep seks!” demek isterdim ama bu dizi, “işte bunlar hep bilim!” dedirtiyor…
Çevirilerinden ötürü “eşekherif”e selam şaklatmak da iyi olabilir.
Şimdiden keyifli seyirler.

(Not: 3. Sezon yayınlanmadan evvel yazılmış bir yazıdır. Şu anda dizinin 3. sezonunu da izleyebilrsiniz.)

Ezgi Kutlar

Recommended Posts