Seri Boyanan Rampalar ve Şeyh

 In Pozisyon Hatası

Görkemli bir yatak dalmış uykuya

Yeşile boyamış kabri şeyh

Gösterişsiz bir yatağa uyanmış rüya

Mora çalmış gökyüzü

İlahi ayetler kurmuş tanrı

Siyahı çalmış dünya

Keskin renkleri linç etmiş kafir

Maviyi çalmış bir sakal

Güldürgeçli palyaçoları ipe dizmişler

Muazzamın ne olduğunu bilmeyen çocuklar muazzam bir yas tutmuşlar

Yatak uyanmış uykuya

Uyku dolanmış şeyhe

Palyaçoya çalmış şeyh

Aciz bir insan sevmiş dünyayı

Acizmiş

Muhtaç değil

Kabusa uyanmış dünya

Tanrıya sarılmış.

Bazen öyle olur, renkler karışır birbirine… Eller uzak kalır, yükler ağır. Masumiyetin simgesi çocuklar ve kadınlardır. Ağlamak temizdir, insanlar muhtaç ve ellerinde büyür avutuluşlar. Bazı cümleler üzgün yazılır, bazı cümleler devrik. Çıplak ayakla gezilir sahilde, bir balon uçar gökyüzüne, hayallere dalınır. Korku uzaktır, gelecek korkutur. Düşlere dalan deniz bir insan görür uzakta, uyanmak ister. Bir yıldız kayar arafa doğru bir dilek kalır muallakta umutlanırız.

Bazen öyle olur, koşarken mavi kusar ciğerlerimiz gökyüzü oluruz, tanrı sevinir. Son gün sonsuz gece şenlikler yapılır, şenliğe ilk defa katılan çocuk düşer, kırar kolunu. Alçılar, imzalar.. yanlış kaynayan sevdalar. Son çare gidilir şeyhe, “Neden son çareyim?” der.  Boşlukları doldururum beynimde cevap veririm: “Ben palyaçoları severim.” Şeyh sinirlenir, küfür uzaktadır. Camdan dışarı bakarım, bir palyaço burnunu kaybeder, burun rampaya takılır. Sırıtır şeyh, ağzı dolu: “Unutma evlat, rampalar seri boyanır.” Palyaço yaklaşır cama, göz kırpar: “Unutma şeyhim, burunsuz da güler palyaçolar.”

Uğur Can  DURAL

Görsel: Lauren Marie ~ “And Kill Me Slowly”

Recommended Posts