Şimdi Kimden Nefret Etmemiz Gerekiyor

Şimdi Kimden Nefret Etmemiz Gerekiyor

Ödüm kopuyor Yaşamak.
Senin yakınlarında ölü bulundum,
doğdum senin yakınlarında
ve ölmek için doğmanın gerekmediği zamanlardı.

 

Her şeye şahit olmak, her şeyi bilmekse eğer
geri dönmeyecek biri, şafak sökerken neden ağlamaya devam eder?

 

Hiç konuşmayacak mısın?

 

Kalkıp bilinçli bir yelkene, uzaklık adlı bir rüzgâr üflüyorsun;
ruhunda kaybolan sis,
kavuşma vazosunu kıran güneş
yine gölgesinde insan ağı.
Aslında ağda bir balık,
balıkta insan olma endişesi,
insanda zalimken mazlum olma.

 

Ödüm kopuyor Yaşamak.
Öyle ki
giderken ağlayan biri, şafak sökmese de neden gitmeye devam ediyor?
Sevgili Yaşamak,
senin için vaktinde güzel, diyorlar.
Sanki kalubeladan beri tecrübelerini dinliyoruz bir babanın;
senin için zor diyorlar,
şakaya gelmez diyorlar…
Sanki çiçeksin ama kokmuyorsun.
Ben, senin için,
sana, nasılsın diyorum.
Konuşmayacak mısın?

 

Sevgili Yaşamak, başka hayatın yok mu senin?
Sevdiğin çocuklar yok mu?
Eminim uçurumların intiharlar için kullanılmadığı coğrafyalara gitmek istersin.
Ödün kopuyor Yaşamak,
yarın da ölmezsin diye ödün kopuyor.
Sahi Yaşamak,
sevip de gömmediğin oldu mu?

 

Gezen mi, okuyan mı, yaşayan mı
daha çok hüzünlenir?
Az sonra anladım,
bak kimse yabancı kalmak istemiyor bir diğerine
köprüleri açlar yaptığı sürece.

 

Eminim bu iş için bir çok dil bilmen gerekiyordur,
eminim nefesin bildiği iki dil vardır;
aç, tokun dilini öğrense yetmez mi Yaşamak?

 

Şimdilik uzayda yaşam yok diyorlar.
Eminim adına manzara denilen bütün yerleri bırakıp
yıldızlara uzanıyorsun bütün gün.
Dikkat et Yaşamak,
orada olduğunu fark ediyorlar.

 

Ödüm kopuyor Yaşamak.
Öyle ki
giderken ağlayan biri, neden gitmeye devam ediyor, üstelik şafak vakti?
Çıkarken dünyaya kireç at Yaşamak,
başkasına bulaşırız diye ödüm kopuyor.

 

Uğur Can Dural
Fotoğraf: Nóra Mehrmeer “Loneliness be over”