Ne Sarıyer börekçisi, ne Galata Kulesi, onunla ilk göz göze geldiğimiz yer duvar deliği. Her şeyin aksine, bir o kadar da tersine gittiği vakitlerdeyim. Dışarıda deli gibi bir yağmur, ayakkabılarım su alıyor, bakkaldan aldığım birkaç poşeti ayağıma geçirip yoluma devam ederken, 90 model, kırmızı bir Şahin’in üzerimi yıkamasıyla hız kesiyorumRead More →