Yumuşak Giriş Türkiye’de LGBTİ edebiyatı üzerine yazmaya kalkışınca ne yalan söyleyeyim birkaç saniye içinde sevinçten, kaygıya, oradan da öfkeye savrularak dalgalandı ruh halim. Sevindim çünkü, “gey arkadaşları olanların” karaladıklarının LGBTİ edebiyatından sayıldığı cennet memleketimizde, benim kimliğimde ya da kendilerini kuir bireyler olarak tanımlayan birçok yazarın romanlarının, öykülerinin, üstelik başkarakterlerimizin dertleriRead More →

“Ben taraklı ayak kemiklerime istinaden “pasif” statüsüne geçirdim kalbimin tenyalarını.   Ondandır:   Bir otelin altıncı katından düşerken elindeki tespihi dört kez döndürdüğü rivayet edilen Taşaklı Recep’in buralarda bir yerlerde yattığını tahmin ediyorum, dedi müneccim çift eliyle eşeleyerek kabristanın toprağını.   Buna mukabil kaleme alınmıştır aşağıdaki maruzat.” Nerede kalmıştık? BünyemizeRead More →