Sen yemin etsen başın ağrımaz. / Ben 7/24 migren. Senin kariyer planların var. / Benim gün öldürme taktiklerim. Sen bir zıpladın mı samanyolu emrinde. / Ben Ataşehir Çevreyolunu takip ederim. Sen uzay teknolojisine ve birtakım cyborg kriterlerine inanırsın. / Ben Allah’a ve kedi bıyıklarına. Sen bir koydun mu oturtursun. /Read More →

Firar ediyoruz Parmaklıkları birer sucuk halkasına çevirip Kahvaltıda yiyerek en nadide tuzakları Evet, iddia ediyoruz Feministler kelle istiyor Avukatlar ön ödeme Firara teşebbüste ısrar ediyoruz Kaymağını yediğiniz tabakadan Uçurumlara nişan alan birkaç tüfek çıkarıyoruz Tüfekte ne çiçek, ne kurşun Tüfekte bir boşluk Bilcümle boşlukları İstanbul ağızlarınızla dolduruyoruz İstanbullu kalplerle herRead More →

Devamlılık yok bu kozmosta, yoklama almıyor yavşak tabiat. Ormandayım ve yürüyorum.  İğfal edilmiş huysuz masallardan sinirli elmalar düşüyor başıma. Manhattan’da değilim ama her yerde hamburger ölüleri. Tahran’da değilim ama belli, bir şeyler yanlış gitti. Otopark mafyalarıyla arama gönül koyuyorum. Şezlonga uzanıp dünyayı bininci kez anlamıyorum. Bir şeyler iyi gidecek; birRead More →

İsabetsizlik… On ikiyi dört geçe Isabella ve cüceleri tahttan tahtaya indirildiğinde Günde kaç vakittir kalçalarına secdem şu mübarek hazanda Kördüm ve gör oldum asidin yükselişini   Yuttum yuta kaldım üst üste üç kere ş deyişşşini On ikiyi üç gece Sevgim ve mineralsiz görkemim aynı perona düştüğünde Harfte kaç tane beşRead More →