“Yahu böyle bir dizi varmış, niye haber vermiyorsunuz?” dememeniz için… Dizi adındaki seks çelmesine takılanların da dizi konusu olduğunu bilmek gerçekten çok şeker… Cinsellikteki bilimsel çalışmalar bize çok uzak değil, 50-60 yıl kadar yakın. Tabii Sigmund Freud’un devrim yaratan çalışmalarını saymazsak… Dizi, cinsellik konusunda ademoğluna ve havvakızına büyük katkılar sağlayanRead More →

Kıbrıs’ta çok zıplamalı, çok nanikli, çok eğlenceli bir konserindeydik… Kuliste, Alper Bakıner ve Kamucan Yalçın’la biraz albümden, çokça hürlükten ve şu andan lâfladık… Luxus, bi’ arkadaşınızın size önerisiyle gruba verdiğiniz bir isim. Fluxus sanat akımını çağrıştırması cabası…  Latincede de ışıklar anlamına geliyor. Şimdi grubun adını sorarak sizi hiç bunaltmayacağım…   korkmayın. Read More →

Memlekete göre biraz farklılık var çocukluğunuzda. Doktor olan babanız nedeniyle 9 yaşında Amerika ile tanışmışsınız. Yaşıtlarınızdan çok önce televizyon denilen o renkli kutuda, renkli sanatçıları izleme fırsatı bulmuşsunuz; Elvis Presley gibi… Bunların yaşantınıza etkisi nelerdi? Yabancı kültürle çocuk yaşta tanışıyor olmak insanda şaşkınlıkla karışık bir şok etkisi yaratıyor. ‘Bizden başkalarıRead More →

2003 yılında en iyi kısa metraj animasyon film kategorisinde Oscar ödülünü kazandıktan sonra yapımı tam 5 yıl süren Mary and Max, Adam Elliot‘ın yazdığı ve yönettiği “stopmotion” animasyon filmi olmakla beraber çekimleri 13 ay sürüyor, haftada 2,5 dakikalık “stopmotion” bölüm çekiliyor… Toni Collette, Philip Seymour Hoffman, ve Eric Bana seslendirmeRead More →

hiçbir şey olmadan önce ya da her şey olduktan hemen soğra bir tango, kesik bir çift bacağın yaptığı. belki son gün batımı, belki son kızıllık, belki son kavga; körlükten hemen önceki. burada, işte tam da burada, her şeyin doruğunda bir zirve ve bir dip var. biz, bir grup ben… yorgunRead More →