Kendini sanatçı zanneden bir kişi şahsi müzikal tarzı olan fantezi, arabesk vs. için varını yoğunu ortaya koyup üstüne borçlanarak bir albüm yapar ve bu albümün “en hit” parçasına bir klip çekmek ister ki; bir an önce meşhur olup  parayı bulsun, hayranları artsın. Amma velakin cebindeki para profesyonellere yetmez veya profesyoneller öyleRead More →

Sağlık Ocağı demek hastaneye gelip, kalabalık yapmayın ve burada fazla kafa ütütlemeyin, demek. O nedenle öncelikle sağlık ocağına yönlendiriyorlar. Sağlık ocağının iyi tarafları da var elbette. Ulaşımı kolay, pek sıra olmuyor, basit rahatsızlıklarda hızlı çözüm falan filan ama, sağlık ocağında sıra beklemek tam bir zulüm. Yok, bu zulmü, doktor, hemşireRead More →

“Haydi,” dedim kendi kendime, “Gidip Kitabevi’nde bir çay içeyim, bugün çok yoruldum.” Kalktım gittim. Hem çay içtim, hem sigara, hem de gazetelere bir göz attım. Bizim Emek Karakaş, Haber Müdürüymüş meğerse… Gazetenin künyesine bakarken farkettim.  Görünce saygım daha bir arttı. Meğer aylardır bir haber müdürüne şakalar yapıyormuşum. Bak sen şu bendeki özgüvene!Read More →