Ailesinden, okulundan, büyüğünden, bücüğüne kadar kendi varlığını başkasının imhası, yokluğu üzerine kurmak temelinde eğitilmiş, eğitilmekte olan ağır hasta bir toplumuz. Böylesi bir toplumda edebiyat ve sanat, biz üretenleri -ilk akla gelenin aksine- bu durumdan muaf tutmuyor. Evde, sokakta, çarşıda ceza, hapis, işkence, linç, ölüm vb. olarak dışa vurulan toplumunRead More →

Okur, piyasa ve ödül konusunda bir algıda seçicilik tecavüzüne uğramıştır ve Prens Mişkin’in “Evlenin benimle Maria Philipovna,” tiradını bir budala gibi unutmuştur. Ve klişenin dışına çıktıkça mesafeleri olan ve uzaklaşan okur olmuştur. Artık usta bir hipermarket alışverişçisidir ve seçtiği konserveler, onun için hazırlanmış akıllı şefler tarafından yine mutfakta (emperyal dünyalıların izin verdiğiRead More →

1959’da İstanbul’da dünyaya geldi. 1982’de Mimar Sinan Üniversitesi Tiyatro Bölümünden mezun olduktan sonra Bursa Devlet Tiyatrosunda sahne aldı. Devlet Tiyatrolarından istifa ettikten sonra, bir süre Ali Poyrazoğlu’yla çalıştı. Özdemir Çiftçioğlu’yla birlikte Tiyatro Grup’u kurmuştur. 5. Sokak Tiyatrosu, DOT ve Garajistanbul’un oyunlarında oynamıştır. İlk sinema filmi, Nisan Akman’ın yönettiği 1987 yapımıRead More →

Kıbrıs’ta çok zıplamalı, çok nanikli, çok eğlenceli bir konserindeydik… Kuliste, Alper Bakıner ve Kamucan Yalçın’la biraz albümden, çokça hürlükten ve şu andan lâfladık… Luxus, bi’ arkadaşınızın size önerisiyle gruba verdiğiniz bir isim. Fluxus sanat akımını çağrıştırması cabası…  Latincede de ışıklar anlamına geliyor. Şimdi grubun adını sorarak sizi hiç bunaltmayacağım…   korkmayın. Read More →

Geçiyorduk Uğradık “Böcek Ev, Mehmet Aksoy” Söyleşi: Zeliha Demirel Mehmet Aksoy ile Böcek Ev’deyiz. Türkiye’deki heykelin algılanışından, sanatçıların yaşadığı sıkıntılardan elbette konuşacağız ama öncelikle aslında kendi bildiğim, sizi izlediğim tarihe dönmek istiyorum. Heykel tükürecek mi bir gün? Valla ne güzel bir fantezi! Ben tabii performans sanatçısı değilim, heykele tükürttürmem çünküRead More →