Ödüm kopuyor Yaşamak. Senin yakınlarında ölü bulundum, doğdum senin yakınlarında ve ölmek için doğmanın gerekmediği zamanlardı.   Her şeye şahit olmak, her şeyi bilmekse eğer geri dönmeyecek biri, şafak sökerken neden ağlamaya devam eder?   Hiç konuşmayacak mısın?   Kalkıp bilinçli bir yelkene, uzaklık adlı bir rüzgâr üflüyorsun; ruhunda kaybolanRead More →

Talihsizlik… yerküreyi lavdan çok adem deşiyor ve şimdi sancılar çekiyor bir bebek parmaklara enkazlı yara bantları lazım geliyor ateşli hastalıklar bulunuyor yeni cehennemlere buz tutmuş küvetlerden güneş dileniyorum yaşamak az da olsa yaşamak olmalı bazen sureti geçen harflerden birini vuruyorum sivrisinek kan ağlıyor kollarımda bir bal arısını yoldan çıkarıyorum ikiRead More →

Görkemli bir yatak dalmış uykuya Yeşile boyamış kabri şeyh Gösterişsiz bir yatağa uyanmış rüya Mora çalmış gökyüzü İlahi ayetler kurmuş tanrı Siyahı çalmış dünya Keskin renkleri linç etmiş kafir Maviyi çalmış bir sakal Güldürgeçli palyaçoları ipe dizmişler Muazzamın ne olduğunu bilmeyen çocuklar muazzam bir yas tutmuşlar Yatak uyanmış uykuya UykuRead More →