Tefeci

Bitmiştim. Sevgilim terk etmişti. Evden kovuldum. Bir aydır terk edilmiş bir kafede yatıyordum. Bardaki işime son vermişlerdi. Babam evlatlıktan reddetti. Annem bile gözü karartmıştı. Telefonlarımı meşgule düşürüyordu. Picin önde gideni ağbim, suratıma bir yumruk atmıştı. Burnum kırılmıştı. Egzama tüm vücudumu sarmıştı. Arkadaşlarım beni gördükleri yerde kaçıyorlardı. Vergi borcum vardı. Trafik cezası borcum vardı. Başımda onlarca politik ve adi suçtan mahkeme vardı. Şeyim bile kalkmıyordu. Lanetlenmiştim. Öyle kolay kolay intihar edecek biri değildim. Yaşamayı seven bir homosapienstim. Sırf yaşamak için bir sürü neandertal öldürebilirdim. Fakat işler tersine dönmüştü. Fazla düşünmedim ve intihara karar verdim. Bunu kendim yapamazdım. Biliyordum, bunu asla yapamazdım. Kafenin köşesindeki tekele oturmaya gelen bir ağır ağbi vardı. Gittim ona bir tefeci aradığımı söyledim. Dakikasında yönlendirdi beni. Bir telefon verdi. Aradım. Adamla buluştuk. Ne kadar istediğimi sordu. 100 bin, dedim. İki gün sonra parayı getirdi ve kuralları hatırlattı. Öldürürüm, dedi. Neredeyse, bir daha söyle, diyecektim. Parayı aldım ve yemeye başladım. İçimde kalan çoğu ucuz ve pahalı şeyi yaptım. Bazı çıldırdım, aslında çokça çıldırdım. Parayı renkli bir fanusta ezdim. Ağzına sıçtım ortamların. Detayların hayalini siz kurun. Para bitti. Ödeme tarihi de geçti. Artık ölebilirdim. Geldiler. Beni tefecinin ayağına götürdüler. Ödeyemeyeceğimi söyledim. İşkence yapıp ve biraz daha süre verip beni bıraktılar. Ödeme günü yine geçti. Geldiler. Tefeci de gelmişti. Ödeyemeyeceğimi söyledim tekrar. Bir teklifte bulundum. Ailem zengin, dedim. Beni öldürün, onlara musallat olun. Susturuculu tabanca ile kafama iki el ateş ettiler. Öldüm.

 

Onur Sakarya
Görsel: Benjamin Bordidar – “Gun”

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir