Üç Katlı, Lavanta Kokulu Tuvalet Kâğıdı

Üç Katlı, Lavanta Kokulu Tuvalet Kâğıdı

Zengin olmak istiyorum, dedim. Bar tenhaydı. Az önce masasına zorla oturduğum adam yüzüme uzun uzun baktı. Hayatın anlamı paradır, dedim. Alkolün etkisiyle hipomanik bir hale erişmiştim. Adam süt içiyordu. Hırpani ve kirliydi. Bir saattir konuşuyordum. O hiç konuşmamıştı. Yeter artık, bıktım sahte sevişmelerden, dedim. Adam tekrar yüzüme baktı. Gözlerinde sanki aşağılayıcı bir parlaklık vardı. Sütünün sonunu kafasına dikti. Gel benimle, dedi. Konuşmuştu. Bardan çıktık. Epeyce yürüdük. Eski bir apartmana vardık. Hani şu dev kapıları olanlardan. Asansör yok tabii. Üçüncü kata çıktık. Daireye girdik. Gez evi, dedi. Antrede hiçbir eşya yoktu. Odalarda da yoktu. Sadece yatak odasında bir yer yatağı, ketıl, havlu ve bir yorgan vardı. Mutfakta hiçbir şey yoktu. Ev eskiydi. Rutubetten duvarlar yosun tutmuştu. Soğuktu. Banyoya girdim ve onu gördüm. Üç katlı, lavanta kokulu tuvalet kâğıdı. Hem de en pahalılarından. İnsanda sıçma isteği uyandırıyordu. Arkamdan tuvalete girdi. Buldun mu, dedi. Tuvalet kâğıdını mı, dedim. Evet, yavaş yavaş anlıyorsun, dedi. Neyi anladığımı bilmiyordum. Neyi, dedim. Fakir olabilirim ama kıçımın rahatlığından asla taviz vermem, bu işte hayatın anlamı, dedi. Paramı doğru şeye bastım, dedi. Ömrümüzün ortalama 1,5 yılı tuvalette geçiyor ve bu asil olmalı, dedi. Tamam da… diyecektim; sus ve git buradan, dedi. Gidip bir şeyler daha içecek, sonra sızacak ve her zamanki gibi sabah olunca sıkıcı işime, baş ağrısıyla birlikte gidecektim.

 

Onur Sakarya
Fotoğraf: Poisoned Hamster – “Toilet Paper Stand”

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir